Sevgilinize Armağan Edebileceğiniz 10 Kitap

İnsanoğlu’nun kısacık hayatında aradığı yegane şey sevgi ve bu manalı duygu yerini bulduğunda karşınızdaki kişiye dünyaları vermek istemeniz son derece anlaşılır bir duygu. Çoğu kez hepimiz sevgiliye armağan fikirleri bulmak ile ilgili zor anlar yaşayabiliriz, bunun için sevgilinize hediye edebileceğiniz en güzel 10 kitap isimli bir yazı hazırlamaya karar verdim.

Hediye alırken erkek sevgiliye hediye ve kadın sevgiliye hediye diye iki ayrı kavram olsa da sanırım bu “kitaplar” için geçerli değil, aşağıda sizler için hazırladığım listenin çok güzel duygular ile karşılık bulmasını diliyorum.

kurk-mantolu-madonna

1. Kürk Mantolu Madonna – Sabahattin Ali
“Her gün, daima öğleden sonra oraya gidiyor, koridorlardaki resimlere bakıyormuş gibi ağır ağır, fakat büyük bir sabırsızlıkla asıl hedefine varmak isteyen adımlarımı zorla zapt ederek geziniyor, rastgele gözüme çarpmış gibi önünde durduğum “Kürk Mantolu Madonna”yı seyre dalıyor, ta kapılar kapanıncaya kadar orada bekliyordum.”

Bir takım ihtiraslar kılavuzumuz olur hayat süresince. Kollarıyla bizi sarar. Sorgulamadan peşlerinden gideriz ve hiç pişman olmayacağımızı biliriz. Eserlerinde insanların görünmeyen yüzlerini ortaya çıkaran Sabahattin Ali, bu kitabında kuvvetli bir tutkunun resmini çiziyor. Düzenin sildiği kişiliklere, hayatın uçuculuğuna ve aşkın imkansızlığına (?) konusunda, cevaplanması zor sualler soruyor.

bacucumda-muzik

2. Başucumda Müzik – Kürşat Muvaffak ol
“Eğer, hayatımızın bir an’ına gidip orada sonsuza dek kalacaksınız deseler yalnızca iki şeyden birini seçmek isterdim. Biri, o çocukluğun bahçesindeki ağacın dalına asılı salıncakta sallanırken… Öteki, bütün hayatım boyunca en çok sevdiğim adamla öpüştüğüm ilk gün… Herkes âşık olmanın ortak dilini bulup yazmaya çalışıyordu. Ama aslında bu kadar basitti işte: Birini öptüğünde salıncakta sallanır gibi hissediyorsan âşıksın.”

masumiyet_muzesi

3. Masumiyet Müzesi – Orhan Pamuk
Özenle seçilmiş resim ve resimlerle dolu bu kitapta, Orhan Pamuk, Masumluk Müzesindeki eşyalar üzerinden İstanbulu ve kendi hayatını anlatmaya devam ediyor…

Daha önceki İstanbul taksilerinden kalabalık aile resimlerine, hane hane gezen terzilerden gazino-sinema etraflarına, Boğaz ve yalı kültüründen çay içmeye ve kahvede oturup kâğıt oynama alışkanlıklarına uzanan kitap, bu arada Pamukun on beş senede kurduğu enteresan müzenin hem hikâyesi hem de fihristi.

Pamuk, Masumluk Müzesinden yola çıkarak hazırladığı bu yaratıcı kitapta, eşyaların, manzaraların, gündelik hayatımızın acayip, göz kamaştırıcı ve sıradan detaylarında yeni manalar keşfediyor.

yuregim-seni-cok-sevdi

4. Yüreğim Seni Çok Sevdi – Canan Tan

“Biliyorum, imkânsız aşk bu! Ama hükmedemiyorum kendime…” demişti Murat.

“Çünkü, Yüreğim Seni Çok Sevdi!..” Ardından da dizelere dökmüştü sevdasını.

“Yüreğim seni çok sevdi

o yürek talan

o yürek yangın yeri

o yürek seni istiyor

bir tek seni…”

Aslı ile Murat’ın İstanbul-Bursa-Amerika üçgeninde yaşadıkları destansı aşkın öyküsü. Herkesin kendinden bir şeyler bulabileceği kadar gerçek..

ile-oruc-aruoba

5. İle – Oruç Aruoba
En başta zorunlu olan, yaşamdır: üslup yaşamalıdır. Üslup, her seferinde, senin kendinle ilgili bildirimde bulunmak istediğin çok belirgin bir kişi bakımından, sana, uygun olmalıdır. Yazmaya kalkışmadan önce, şunu tam olarak bilmelidir. “Bunu söylüyor olsaydım, söyle konuşurdum”. Yazmak yalnızca bir benzetilme olmalıdır.

muhibbi_divani

6. Muhibbi Divanı – Safer Dal
Lezzet odur ki tatmayan bilemez. Nefislerin lezzeti, bir ismi de Kuddûs olan Allâh’a münâcâttır. Kalblerin lezzeti, üns ve ülfet oluklarından akan feyizli seslerdir. O ünsün çalgısı kuds köşklerinde çalınır, hem de tevhîd ilâhileriyle… O köşkün kurulduğu yer temcîd bahçeleridir. Orada mânâlar dile gelir. O çalgıların sesi yalnız erbâbına duyurulur. Onlar bu ses dayesinde coşup uçmağa başlarlar. O sesler bunları uçurur, uçurur, uçurur… Tâ ki o güçlü padişâhın katına varıncaya kadar… Ruhların lezzetine gelince onlar muhabbet şarâbını içerler ve ulvî tatlarını böyle alırlar. Sâkîleri ledünnî âlemin gelinleridir. Yerleri vuslat âlemindeki halvetgâhtır.

aylak-adam

7. Aylak Adam – Yusuf Atılgan

Her şeye “karşı” duran, “karşı” çıkan, “karşı” olan bir adam… Aylak Adam… Bir adı bile yok. “C.” diyor Yusuf Atılgan kısaca.

İnsan her şeye bunca “karşı”yken kendine de “karşı” olmadan nasıl sürdürülebiler bir “karşı” yaşamı?

C., sıradanlığa, tekdüzeliğe, alışılmışın kolaycılığına hiç mi hiç katlanamıyor. Hem farklıyı, hem doğru olanı arıyor. Çabasının boşuna olduğunun da farkında üstelik.

Zor bir karakter, zor bir yaşam, yalın bir roman.

parfumun-dansi

8. Parfümün Dansı – Tom Robbins
“Oyunculuk uçarılık değil, bilgeliktir” diyerek çılgınlık derecesinde “oyuncul” romanlar yazan Tom Robbins, bu romanda hayatımızı var eden en temel kavramlar hakkında düşünmeye ve insanın doğayla ilişkisinin kopma sürecinin anlatıldığı düşsel / tarihsel bir yolculuğa çağırıyor bizi. Batı’dan Doğu’ya, oradan da Yeni Dünya’ya uzanan, ölümsüzlüğü kovalayan ve yüzyıllar süren bir yolculuktur bu. Batı acı çekmeyi seven, mantığa, bireyciliğe ve üretime tapınanların diyarıdır. Doğu, aşka, boş zamana, münzeviliğe, bilinmezliğe hayatında yer veren insanların yaşadığı su ve parfüm diyarıdır. Yeni Dünya’da ise sadece “başarı” ve hırs vardır. Yolculuğun en ilginç kişisi ise keçi ayaklı, zevk ve bereket tanrısı Pan’dır. Pan, insanların duyguları ile düşünceleri arasına duvar çekmeleri, yaşamak yerine, cennete kabul edilmek ve doğayı tahakküm altına almak için çalışmaları; dans çalışmaları; dansı müzik ve aşkal ilgilenmek yerine, doğru ve yanlışla uğraşan Aristo, İsa ve Descartes’a inanmaları ile gücünü yitiren bir tanrıdır. Aynı zamanda Bay Mantıksız, Bay İçgüdü, Bay Hayvani Sır, Bay Çingene, Mastürbasyon, Bay İnatçı Güç, Bay Küstahlık, Bay Doğa Eni İyisini Bilir…dir.

sevda-sozleri

9. Sevda Sözleri – Cemal Süreya
Cemal Süreya, Cumhuriyet Dönemi şiirinin en özel “vitamin”iydi. Lirik, erotik, siyasi gür bir ırmak. Sevda Sözleri bu büyük ustanın bütün şiirlerini bir araya getiriyor. Öyle bir bütünlük ki bu, sıcak, tılsımlı ve ebedi…

cicek-senfonisi

10. Çiçek Senfonisi – Özdemir Asaf
‘Özdemir Asaf’ın şairdeki ‘ikinci kişi’ problemini, ikinci kişi ile kendi arasındaki bağıntıları çeşitli yönlerden derinleştirdiği, yaşayışını dolduran davranışları soyutlaştırarak bir düşünce planına yükselttiği, bunu yaparken de, 1950 şiirinin ortak biçim anlayışından ayrı, özel bir dil kullandığı görülür; çelişmeli, oyunlu bir mantık düzeninde mısra sayısını çok kere en aza indirdiği de olur.’ (Behçet Necatigil)

Çiçek Senfonisi – Toplu Şiirler çağdaş Türk şiirinin en özgün isimlerinden biri olan Özdemir Asaf’ın sağlığında yayımladığı yedi şiir kitabını bir araya getiriyor: Dünya Kaçtı Gözüme, Sen Sen Sen, Bir Kapı Önünde, Yumuşaklıklar Değil, Nasılsın, Çiçekleri Yemeyin, Yalnızlık Paylaşılmaz.

Yazar: ARM

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir